Türkçe Deyimler - XML


IDDeyimAnlamı
7321 mahşer gibiçok kalabalık.
7322 mahzur doğurmakortaya engel çıkarmak, sakınca yaratmak. Örn: “Ne gibi mahzurlar doğurabileceğini görmemezlikten gelmek mümkün değildi.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
7323 mahzur görmeksakıncalı bulmak.
7324 makara çekmekötücü kuşlar sürekli ötmek.
7325 makara gibiaralıksız (konuşma).
7326 makaraları koyuvermek (zapt edememek, salıvermek) tkz. kendini tutamayarak kahkahayla gülmeye başlamak. Örn: “Dersin ciddiliğine bakmadan koyuverdik makaraları.” -A. İlhan.
7327 makas almak argo yanağı orta parmak ile işaret parmağı arasına alıp sıkıştırmak, makaslamak.
7328 makas değiştirmek1) tren yönünü değiştirmek 2) mec. tuttuğu yol ve yöntemden vazgeçip başka bir yöne yönelmek.
7329 makas vurmakmakasla kesmek.
7330 makbule geçmekçok beğenilmek, hoşa gitmek, işe yaramak. Örn: “O vakit o kış kıyamette / Ne kadar makbule geçer tatlı” -B. Necatigil.
7331 makine çekmekdikiş makinesinde dikmek.
7332 makine gibiçok çabuk, art arda, aynı biçimde yapılan veya olan.
7333 makine gibi adamdüzgün, çok ve çabuk iş çıkaran adam.
7334 makineli tüfek gibiçok hızlı, birbiri ardınca. Örn: Makineli tüfek gibi konuşuyor.
7335 makineyi bozmak şaka motoru bozmak.
7336 maksat gütmekbir işi yaparken gizli amaç beslemek. Örn: “Hiçbir maksat gütmeyerek yaptığım bu ufak tefek hizmetler boşa gitti.” -R. N. Güntekin.
7337 maksat hasıl olmakamaca ulaşılmak, amaç gerçekleşmek. Örn: “İmzanın arkasına saklanan adam dost, düşman her kim olursa olsun maksat hasıl olmuştu.” -H. R. Gürpınar.
7338 maktul düşmek (olmak)vurulup ölmek, öldürülmek, katledilmek.
7339 mal bulmuş Mağribî gibi“büyük bir zenginliğe kavuşmuşçasına büyük sevinç ve coşku ile” anlamında kullanılan bir söz. Örn: “Başka bir gazeteci olsa bu fırsata mal bulmuş Mağribî gibi atlardı.” -H. Taner.
7340 mal etmek1) bir değer karşılığında sahip olmak. Örn: “Sen şimdilik buna karşılık diyeceksin ki dün yüze mal ettiğin arsaları bine, bine olanları on binlere sattın.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) kendi malı, eseri, buluşu gibi benimsemek veya saymak. Örn: “Nereden, ki
7341 mal kaldırmakürün elde etmek. Örn: “Kendisi şu kadarcık tarla sayesinde ancak akşamları bir kaşık sıcak çorba içecek kadar mal kaldırabiliyor.” -N. Nâzım.
7342 mal kapatmakpara karşılığında herhangi bir üretim alanındaki verimin sırf kendisine ayrılmasını sağlamak.
7343 mal meydandabir işin gizli bir yönünün olmadığını belirten bir söz.
7344 mal olmak1) bir şeye bir değer karşılığında sahip olmak. Örn: Bu kitap bana yirmi liraya mal oldu. 2) bir iş, bir davranış sonucu zarara uğramak. Örn: “Babamın hayatta iken en çok sevdiği yemek, bütün bir senenin tasarrufuna mal olsa da o gece mutlaka pişerdi.”
7345 mal yapmakservet sahibi olmak.
7346 malı götürmekherkesin göz diktiği bir çıkarı elde etmek.
7347 malum değilbilinmeyen konular için kullanılan bir söz.
7348 malum ya!“bilinen şey” anlamında kullanılan bir söz. Örn: “Bana gücenmeyiniz hanımefendi, malum ya, elçiye zeval yoktur.” -H. R. Gürpınar.
7349 malumu ilam etmekbilinen ve açık olan bir şeyi söylemeye, açıklamaya kalkmak.
7350 mana çıkarmak1) yersiz bir yargıya varmak, yanlış değerlendirmek 2) bir söze, söyleyenin aklından geçmeyen bir anlam vermek 3) anlam çıkarmak.

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir