Türkçe Deyimler - XML


IDDeyimAnlamı
61 (bir işin) sakalı bitmek tkz. bir iş sürüncemede kalmak.
62 (bir işin) ucunu kaçırmakiş kötüye girmek, çıkmaza girmek.
63 (bir işin) yolunu yapmakbir işin istediği gibi olması için uygun zemin hazırlamak.
64 (bir işin, bir kimsenin) arkasına düşmek (takılmak)1) bir işi sona erdirmek için sıkı çalışmak 2) birini gözden ayırmayarak arkasından gitmek. Örn: “İstanbul'da ne kadar şair, hikâyeci varsa hepsinin arkasına düşüyor, hepsiyle tanışıyordu.” -B. R. Eyuboğlu.
65 (bir işin, şeyin) başına oturmakbir işi yapmaya başlamak, işe koyulmak. Örn: “Kendine güvenini tam bulduğu, oyununu yazabileceğine inandığı gün oturacaktı masanın başına.” -N. Cumalı.
66 (bir işte) aktif rol oynamaketkili olmak.
67 (bir işte) eli olmakkarışmış olmak, gizli bir ilgisi bulunmak. Örn: “Şu hâlde Sırrı Beyi Ahmet Samim'in ölümünde de eli olanlardan saymak lazım geliyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
68 (bir işte) methali olmakbir işe karışmış bulunmak, bir işte parmağı olmak.
69 (bir işte) parmağı olmakbir işi olumsuz yönde etkilemek, bir işe karışmış olmak.
70 (bir işte) saç sakal ağartmako işte uzun zaman çalışmış, emek vermiş olmak.
71 (bir işte) tulum çıkmakamacını eksiksiz elde etmek.
72 (bir işte) yer almak1) bir işi hazırlayanlar arasında bulunmak 2) ayrılan yerde durmak, bulunmak. Örn: “Derginizde ne tür yazılar yer alıyor?” -A. Ümit.
73 (bir işten) el yıkamakilgisini kesmek.
74 (bir işten) hariç olmako işin içinde olmamak.
75 (bir işten) yüz (yüzünün) akı ile çıkmakbir işi kendi saygınlığını yitirmeden eksiksiz ve başarılı olarak yapıp bitirmek. Örn: “Biz buraya geldi isek her hâlde yüzümüzün akı ile çıkacağımızdan şüphe etmeyesin!” -E. E. Talu.
76 (bir kadın bir erkekte) gözünü açmakkadın ilk cinsel ilişkiyi o erkekle kurmuş olmak.
77 (bir kıza) dünür düşmekbir kızı evlenmek üzere başkası için istemek.
78 (bir kızı) leğen başından almakhamarat diye seçerek almak.
79 (bir kimseye, bir şeye) ihtiyaç duymako kimse veya şey gerekli saymak.
80 (bir olayın) arası soğumakaradan zaman geçerek önemini yitirmek.
81 (bir söz, birilerinin) ağzında çalkalanmaküzerinde çok konuşulmak. Örn: “Fakat bütün memleketin ağzında çalkalanan bu evlerin anha minha 5000 liradan fazlaya çıkmayacağı.” -S. F. Abasıyanık.
82 (bir şey başka bir şeyi) mumla aratmakdaha kötü olan yeni bir şey, bir durum, bir kimse, pek iyi olmayan eskisini aratmak.
83 (bir şey birine) alay gibi gelmekinanılacak gibi olmamak.
84 (bir şey birine) haram olmakbir şeyden gereği gibi yararlanamamak. Örn: “Yanında oturup iki laf etmek haram oldu bize.” -M. İzgü.
85 (bir şey birinin) aklını başından almakbir şey birini düşünemeyecek bir duruma getirmek, çok şaşırtmak. Örn: “Beyim böyle latife olur mu? Aklımızı başımızdan aldınız diye isyan etti.” -R. N. Güntekin.
86 (bir şey birinin) aklını çalmakilgisini aşırı derecede çekmek.
87 (bir şey birinin) başının altından çıkmakbirinin hilesiyle yapılmak. Örn: “Anlaşıldığına göre bu iş Saniye'nin İstanbullu anasının başının altından çıkmıştı.” -R. N. Güntekin.
88 (bir şey birinin) belini bükmekçaresizlik içinde bırakmak. Örn: “Şu kör olası işsizlik belimi fena hâlde büküyordu.” -H. Taner.
89 (bir şey birinin) boyunu aşmakkişinin gücünün, yeteneğinin, yetkisinin üstünde olmak.
90 (bir şey birinin) gözünde olmamakherhangi bir üzüntü veya zor durum dolayısıyla o şeye değer verecek durumda bulunmamak.

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir