Türkçe Deyimler - XML


IDDeyimAnlamı
10801 yüzüne bakmaya kıyamamakbiri çok güzel olmak.
10802 yüzüne bir daha bakmamakdarılıp konuşmamak.
10803 yüzüne duramamakdayanamamak, bir isteğe hayır diyememek, kıramamak. Örn: “Aman sayın bayan beni çağırmayınız. Güzel yüzüne duramam, içeri girerim. Girince de...” -M. Ş. Esendal.
10804 yüzüne gözüne bulaştırmakbir işi becerememek, bozmak. Örn: “Onun bu işi nasıl olup da yüzüne gözüne bulaştırdığını bir türlü anlayamadım.” -E. E. Talu.
10805 yüzüne gülmek1) dostmuş gibi görünmek. Örn: “Köylünün yüzüne gülüp arkadan jurnalliyormuş.” -E. Işınsu. 2) dostluk göstermek, ilgi göstermek, alakalanmak. Örn: “Köyde, ondan başka yüzümüze gülen, bize yol gösteren olmadı.” -Ö. Seyfettin. 3) temizliği, yeniliği dolay
10806 yüzüne kan gelmeksağlığı yerine gelmek, benzinin solgunluğu geçmek.
10807 yüzüne tükürseler yağmur yağıyor sanırçok arsız ve onursuz kimseler için kullanılan bir söz.
10808 yüzüne vurmak (çarpmak)ayıplayarak kusurunu yüzüne söylemek. Örn: “Bir büyük kabahatim varmış da yüzüme vuracaklarmış gibi açıp okumaktan çekiniyorum.” -A. Gündüz.
10809 yüzüne yazmak hlk. gelinin yüzünü süslemek.
10810 yüzünü buruşturmak (ekşitmek)yüzüne öfke ve hoşnutsuzluk gösteren bir biçim vermek. Örn: “Yüzünü buruşturuyor Fuat, ukalalığından sıyrılıyor, üzüldüğü belli.” -A. Ümit. “Ağır işler görüp de güler yüzünü ekşitmemeyi ve kimseyi incitmeden yaşamayı analar bu adamlara öğretmeli idiler.”
10811 yüzünü duvara yapıştırmakilgiyi kesmek. Örn: “Artık anlaşabileceğimizi sanmıyorum, diyerek herifin yüzünü duvara yapıştırıyor Mustafa.” -A. Ümit.
10812 yüzünü gören cennetlikuzun süre görünmeyen kimseler için söylenen bir söz.
10813 yüzünü görmemek1) uzun süre görmemek. Örn: “Yüzünü de gördüğüm yoktu. Kırkyıl da görmesem göreceğim gelmezdi.” -M. Ş. Esendal. 2) gereksinim duyulan bir şeyi özlemek, ona hasret kalmak. Örn: Harp içinde kahvenin yüzünü görmedik.
10814 yüzünü kara çıkarmakbirini utandırmak.
10815 yüzünü karartmakbirine sinirlenerek somurtmak.
10816 yüzünü kızartmak (kızdırmak)onuruna, gururuna önem vermeden bir şey istemek, utançla, utanarak istemek. Örn: “Fakat ben boş ümitle insan avutmanın faydasından ziyade zararına inandığım için çok kere yüzümü kızdırır, açıkça mümkün değil derim.” -R. N. Güntekin.
10817 yüzünü şeytan görsünsevilmeyen bir kimseye karşı duyulan nefreti belirtmek için kullanılan bir söz.
10818 yüzünü yere getirmek (geçirmek)utandırmak, mahcup duruma düşürmek. Örn: “Baban da, olur, demiş, ak sakallı adamın yüzünü yere mi geçireceksin?” -E. Işınsu.
10819 yüzünün derisi kalınutanması, arlanması olmayan.
10820 yüzünün derisi yere geçmekyüzü yere gelmek.
10821 yüzünüze güller hlk. iğrenç bir şey anlatılırken söylenen bir söz. Örn: “Yüzünüze güller, büyüklerin pisliğini temizlemek bile bizde forsla, pistonla oluyor.” -H. Taner.
10822 yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmekuzun sürmüş bir işi bitirmek üzere olmak.
10823 yüzüstü bırakmak1) birini yapayalnız, kimsesiz, kötü bir durumda bırakmak. Örn: “Adam yüzüstü bırakıp gidince böyle bir numara çevirip başına kalmayı deniyor anlaşılan.” -E. Bener. 2) bir işi zamanında yapmayıp savsaklamak, olduğu gibi bırakmak, ihmal etmek. Örn: “Evde
10824 yüzüstü kalmak1) bir iş, zamanında yapılmayıp olduğu gibi bırakılmak. Örn: “Altı hücreyle cümle kapısının taş kemeri, kalın meşe tahtasından kapı kanatları yüzüstü kaldılar.” -K. Tahir. 2) bir iş bitirilmeden bırakılmak.
10825 zaaf göstermekzayıflığı, yeteneksizliği ortaya çıkmak.
10826 zaafa düşmekzaafa kapılmak. Örn: “Korktuğumuzu, zaafa düştüğümüzü hissederlerse, büsbütün üstümüze gelirler.” -A. Kulin.
10827 zaafa kapılmakdirenme gücü gösterememek. Örn: “Genç adamı her gördüğünde, zaafa kapılarak bütün hakaretlerini bağışlar olmuştu.” -A. Kulin.
10828 zaafa uğramakeksikliği, yetersizliği belli olmak. Örn: “Hayatımı karartan bir adamı bile teşhiste zaafa uğradım.” -O. Aysu.
10829 zabıt tutmaktutanak düzenlemek. Örn: “Şimdi bir zabıt daha tutsam görev başında memura hakaretten, sülaleni yakarım senin.” -Ç. Altan.
10830 zafiyet geçirmekzayıflayıp iyice kuvvetten düşmek. Örn: “Hastalığı için, ciğerleri zayıf düşmüş, zafiyet geçiriyor, demişlerdi doktorlar.” -A. Kulin.

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir