Türkçe Deyimler - XML


IDDeyimAnlamı
1411 al benden de o kadar tkz. “ben de aynı düşüncedeyim, aynı durumdayım” anlamında kullanılan bir söz.
1412 al birini, vur ötekine (birine)hiçbiri işe yaramaz, hepsi bir ayarda.
1413 al giymedim ki alınayım“bu işle hiçbir ilgim olmadığı için söylenen sözleri kendi üzerime almadım” anlamında kullanılan bir söz.
1414 al gülüm ver gülüm1) çıkar ilişkilerinde bazı sıkıntıları karşılıklı olarak görmezden gelme 2) bir kimseye yapılan hizmetin hemen karşılığını bekleme durumu. Örn: “Yooo, dedi, al gülüm ver gülüm. On para için ben senin canını alırım, on para için sen benim canımı al.” -R.
1415 al kanlara boyanmak1) yaralanmak 2) vurularak ölmek 3) şehit olmak.
1416 al kiraz üstüne kar yağmışdüşünülmeyen, beklenilmeyen şeylerin de olabileceğini anlatan bir söz.
1417 al sana bir ... dahayeni bir aksilik olduğunda bezginlik bildirmek için “işte” anlamında kullanılan bir söz. Örn: “Al sana bir hayal kırıklığı daha!” -A. Erhat.
1418 al takke ver külah1) uzun bir çekişmeden sonra, çekişe çekişe. Örn: “Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık.” -A. İlhan. 2) aralarındaki senli benli ilişkiyi sürdürerek.
1419 alabanda vermek argo azarlamak, paylamak, haşlamak.
1420 alabandayı yemek argo adamakıllı azarlanmak.
1421 alabora olmak1) tekne, sandal vb. deniz araçları devrilip ters dönmek. Örn: “Kaptan, gemiyi ağzına kadar doldurmuş, gemi yan yatmış, bir deniz çalkantısıyla alabora olmuş.” -N. Hikmet. 2) mec. işler altüst olmak.
1422 alaca düşmekmeyve olgunlaşmaya başlamak.
1423 alacağına şahin, vereceğine karga (kuzgun)alacağını isterken ısrar eden, borcunu öderken de güçlük çıkaran kimse.
1424 alacaklı çıkmakalacağı vereceğinden çok olmak.
1425 alaka (alakasını) çekmek (toplamak, uyandırmak)ilgi çekmek. Örn: “Bu sahneyi mangalın başında Havva Hanım bize kaç defa tekrar etti, hatırlayamam. Ama her defasında bizde büyük bir alaka uyandırıyordu.” -H. E. Adıvar. “Yahu, biz bu hanımın sadece elini öpebilmek için ne yapacağımızı bilemez ve alakas
1426 alaka duymakilgi duymak.
1427 alakayı (alakasını) kesmekilgisi kalmamak, ayrılmak. Örn: Fabrikayla alakamı kestim.
1428 alarma geçmekbeliren tehlikeye karşı direnebilecek, dayanabilecek duruma gelmek.
1429 alaşağı etmek1) yetkilerini elinden alıp birini yerinden uzaklaştırmak, atmak, kovmak 2) kapıp yere vurmak 3) mec. kötülemek, değersiz göstermek. Örn: “Her on yılda bir, geçmişten bu yana süregelen edebiyatı alaşağı ediyoruz.” -T. Uyar.
1430 alay geçmek argo alay etmek.
1431 alaya almakalay etmek, eğlenmek. Örn: “Büyük İskender'den de bir şey yaşadığını seziyor ve kendi kendisini alaya alıyor.” -N. F. Kısakürek.
1432 alaya bozmakalay niteliği vermek.
1433 alaya vurmakciddiyken sonradan alay ediyormuş gibi bir havaya girmek. Örn: “Hep şakaya almış, alaya vurmuştu ablasıyla eski kocasının savaşını.” -A. Kulin.
1434 albeni vermekçekiciliğini artırmak, ilgi toplamak, hoş ve güzel göstermek. Örn: “Son yirmi yılın matematikçileri bilimlerine albeni verebilmek için yeni bir matematik buldular.” -H. Taner.
1435 alçacık dağları ben yarattım demekçok kurumlu olmak, kendini çok beğenmek.
1436 alçaktan uçmak argo atılan palavra düzeyi az olmak.
1437 aldı hlk. “söylemeye başladı” anlamında kullanılan bir söz. Örn: Aldı Kerem. Aldı Köroğlu.
1438 aldı sazı elinehiç kimseyi konuşturmadan konuşan kimseler için kullanılan bir söz.
1439 aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemeksağladığı yarar, verdiği zararı karşılamamak.
1440 aldırış etmemek1) ilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak 2) önem vermemek, aldırmamak, umursamamak. Örn: “Kendi alanına dokunmayan bir şeye aldırış etmez.” -H. E. Adıvar.

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir