Türkçe Deyimler - XML


IDDeyimAnlamı
2401 bir işaretine bakmakbir işi yapmak için hazır beklemek.
2402 bir işi başından kesmekyapılması istenmeyen bir işi baştan engellemek.
2403 bir iştir olduistenmeyen, kötü bir durum karşısında söylenen bir söz.
2404 bir kalem geçmekboş vermek, bir an için göz ardı etmek. Örn: “Üniversiteyi filan bir kalem geçin, liseyi bile okuyamamıştı.” -H. Taner.
2405 bir kapıya çıkmakaynı sonuca varmak.
2406 bir karış beberuhi alay çok kısa boylu kimse.
2407 bir kazanda kaynamakanlaşmak, uyuşmak, bağdaşmak.
2408 bir kenara atılmakunutulmak, terk edilmek, ilgi kesilmek.
2409 bir kenarda durmakgerektiği zaman kullanmak üzere hazırda tutmak.
2410 bir kıza dünür düşmekbir kızı evlenmek üzere başkası için istemek.
2411 bir kol çengişen sözler ve davranışlarla çevresine neşe saçanlar için söylenen bir söz.
2412 bir kolayını aramakbir şeyi yapmak, çözmek için gerekli kolay ve kestirme yöntemi araştırmak. Örn: “Yanlışını düzeltmek için bir kolayını aramaya başladı.” -M. Ş. Esendal.
2413 bir kolayını bulmakkolaylıkla yapabilmeyi sağlamak veya yapma yolunu bulmak. Örn: “Etrafında, bir kolayını bulup dışarıya sızanlardan birkaç kişi ha bire ellerinden öpüyor.” -N. F. Kısakürek.
2414 bir koyundan iki post çıkarmakolması gerekenden daha fazla elde etmek.
2415 bir Köroğlu, bir Ayvazbir karı kocanın çocuklarının, yakınlarının yanlarında bulunmadığını veya çocukları olmadığını anlatan bir söz. Örn: “Eve işçi, aşçı tutmam, kaynana, baldız istemem. Bir Köroğlu bir Ayvaz.” -M. Ş. Esendal.
2416 bir köşeye atılmakterk edilmek, ilgilenilmemek, kendi kaderine terk edilmek. Örn: “Böyle bir köşeye atılmak, iktidardan uzak kalmak, diri diri gömülmekti benim için.” -T. Oflazoğlu.
2417 bir köşeye çekilmekhiçbir işe karışmayarak yaşamak. Örn: “Bir köşeye çekilip ölümü beklemek.” -Ö. Seyfettin.
2418 bir köşeye koymaksaklamak, biriktirmek. Örn: “Yıllardan beri dişinden tırnağından artırdığı, çoluk çocuğunun nafakasından kestiği parayı günün birinde, ben de bu zilletten kurtulurum umuduyla bir köşeye koymuştu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
2419 bir köşeye oturmakgelin olmak, evlenmek.
2420 bir kulağından girip öbür kulağından çıkmaksöylenen söze önem vermemek. Örn: “Fakat bütün bu sözler benim bir kulağımdan girip öbür kulağımdan çıkıyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
2421 bir kurşun atımıkurşunun gidebileceği uzaklık.
2422 bir kuşsütü eksikher türlü yiyecek var.
2423 bir lokma bir hırkahayatta azla yetinmeyi, dervişçe geçinmeyi anlatan bir söz. Örn: “Toplumumuzda sanatçı-edebiyatçının bir lokma bir hırka felsefesi uyarınca yaşaması beklenir.” -T. Uyar.
2424 bir o kadarne kadar varsa o kadar daha, bir katı, bir misli.
2425 bir o yana, bir bu yanarastgele, birçok yere, çeşitli yönlere.
2426 bir olmakbir araya gelmek, iş birliği yapmak. Örn: “Böyle bir iftirayı yedi düvel bir olsa, yedi hafta tetkik eylese, künhüne eremez.” -N. Hikmet.
2427 bir papel (pul) etmemekdeğeri olmamak. Örn: “Topunuzu satsam bir papel etmezsiniz. Hele bunu şehirde yapaydınız dumanınızı savururlardı, dedi.” -Halikarnas Balıkçısı.
2428 bir paralık etmekçok utanacak, işe yaramaz bir duruma düşürmek. Örn: “Burnumuzun dibinde araba soydular, namusumuzu bir paralık ettiler.” -R. N. Güntekin.
2429 bir sıkımlık canı olmakçok cılız ve güçsüz olmak. Örn: “Bir sıkımlık canın var. Bu boyla bir de adam korkutmaya kalkarsın ha diye ensesine iki tokat attım.” -R. N. Güntekin.
2430 bir söylemek pir söylemekuzatmadan gereği gibi söylemek.

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir