Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
30631hopper, raceway, rabbet, nervureOluk
30632to cavern outoluk açar gibi oymak
30633to chamferoluk açmak
30634channelingoluklanım
30635death, doom, demise, decease, exitusölüm
30636capital punishmentölüm cezası
30637to bereftölüm dolayısıyla yoksun bırakmak
30638obituaryölüm ilanı
30639cause of deathölüm nedeni
30640deathrateölüm oranı
30641banshee, banshieölüm perisi
30642mortality riskölüm riski
30643murderousölüm saçan
30644hereafterölüm sonrası yaşam
30645date of deathölüm tarihi
30646death benefitölüm yardımı
30647deadly, fatalölümcül
30648fatal errorölümcül hata
30649doomedölüme mahkum
30650fatalityölümle sonuçlanan kaza
30651positive, mortalolumlu
30652Acknowledge (ASCII character) (ACK)olumlu alındı karakteri
30653eternal, negative, immortalolumsuz
30654adverse eventolumsuz gelişme
30655unfavorable audit reportolumsuz rapor
30656unfavorable varianceolumsuz sapma
30657to negateolumsuzlamak
30658difficulty, trouble, complicationolumsuzluk
30659yesolur
30660feasible regionolurlu bölge

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir