Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
32791wakepervane suyu izi
32792recklesspervasız
32793to give inpes etmek
32794to unyieldpes etmemek
32795cashpeşin
32796cash pricepeşin fiyat
32797cash price equivalentpeşin fiyat eşdeğeri
32798biaspeşin hüküm
32799payment in advancepeşin ödeme
32800to prepaypeşin ödemek
32801prepaymentspeşin ödemeler
32802prepaid ticket advicepeşin ödenmiş bilet ihbarı
32803in advancepeşin olarak
32804cash basispeşin para esası
32805trailingpeşinde bırakma
32806in advance, beforehand, at the outsetpeşinen
32807pesco-vegetarianpesko-vejeteryan
32808consecutivepeşpeşe
32809cascadingpeşpeşeleme
32810loinclothpeştamal
32811sickpestil
32812pesticidespestisidler
32813PashtoPeştuca
32814honeycombpetek
32815of agingPetersen yaş tayini yöntemi
32816petro-chemicalpetrokimyasal
32817petroleum, gasolinepetrol
32818Oil pricesPetrol fiyatları
32819maribalentpetuklu
32820zeus faber, saint peter's fishpeygamber balığı

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir