Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
34531capsulatedsandık, kutu veya kapsüle kapatılmış
34532sandwich, sandvichsandviç
34533idolsanem
34534jingleşangırtı
34535conjecturesanı
34536accusedsanık
34537I thinkSanırım
34538conjecturesanıt
34539secondsaniye
34540in secondssaniye olarak
34541bit per second (bps), bits per secondsaniyede bit sayısı
34542as though, as ifsanki
34543to guess, to suppose, to presume, to surmisesanmak
34544delusionsanrı
34545chance, luck, fluke, serendipityşans
34546by chanceşans eseri
34547contingentşans eseri olan
34548by choiceşans eseri olmayan
34549lucky, fortunate, jammyşanslı
34550luckinessşanslılık
34551hapless, unlucky, unfortunateşanssız
34552adversityşanssızlık
34553censorshipsansür
34554to censor, to blue-pencilsansürlemek
34555uncensoredsansürsüz
34556blackmailşantaj
34557centigradesantigrat
34558centilitersantilitre
34559centimeters, centimeters, centimeter, centimetresantimetre
34560angstromsantimin yüzmilyonda biri

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir