Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
35281conurbationşehirleşmiş bölge
35282city coupleşehirli çift
35283martyrşehit
35284coffee table, tripod, trestle, sawbucksehpa
35285civic, urbanşehre ait
35286vermicellişehriye
35287noodles vermicelli chicken broth soupşehriye çorbası
35288vermiceli pilafşehriyeli pilav
35289lust, lech, salacityşehvet
35290lustful, lecherous, lewd, concupiscentşehvet düşkünü
35291satyrşehvet düşkünü adam
35292sensual, steamy, voluptuous, lustfulşehvetli
35293to letchşehvetli olmak
35294hopscotchsek sek oyunu
35295bouncingseken
35296candy, sugarşeker
35297Sugar Feastşeker bayramı
35298sweet biscuit taken with lemon sherbetşeker böreği
35299sugar appleşeker elması
35300diabeticşeker hastası
35301granulatorşeker kurutucusu
35302gomme syrupşeker şurubu
35303candy store, confestionerşekerci
35304candy, nap, confection, confectionery, catnap, toffy, comfit, lie-downşekerleme
35305to snoozeşekerleme yapmak
35306with sugar, sugaryşekerli
35307sugar beetşekerpancarı
35308baked soft pastry dipped in thick syrupşekerpare
35309unsweetened, sugar-freeşekersiz
35310terraceseki

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir