Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
3541choose detailsayrıntıları seç
3542detailedayrıntılı
3543fine printayrıntılı bilgi
3544detailed listayrıntılı liste
3545detailed itemsayrıntılı öğeler
3546detaillineayrıntısatırı
3547drill intoayrıntıya git
3548disjoint setsayrışık kümeler
3549decompositionayrışım
3550differentiationayrışma
3551decompositionayrıştırma
3552to parse, to decoupleayrıştırmak
3553edgeayrıt
3554edge fieldayrıt alanı
3555edge linkingayrıt bağlama
3556edge imageayrıt imgesi
3557edge operatorayrıt işleci
3558edge detectionayrıt sezimi
3559edge discontinuityayrıt süreksizliği
3560edge intensityayrıt yeğinliği
3561aerodromeayrodrom
3562airfoil, aerofoilayrofoil
3563aerostatayrostat
3564string beansayşekadın
3565string/green beanayşekadın (fasulye)
3566quinceayva
3567quince in thin syrupayva kompostosu
3568oven baked quince in thick syrupayva tatlısı
3569to be in hot waterayvayı yemek
3570toper, sot, drunkardayyaş

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir