Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
36451delimiter, delimetersınırlayıcı
36452delimiter charactersınırlayıcı karakter
36453fence templatessınırlayıcı şablonlar
36454annoyersinirlendiren şey
36455to irritate, to rilesinirlendirmek
36456vexationsinirlenme
36457to get nervoussinirlenmek
36458nervysinirleri bozuk
36459irritablesinirli
36460band-limitedsınırlı bantlı
36461bounded growthsınırlı büyüme
36462bounded growthsınırlı büyümeli
36463bounded input bounded output system (bibo system)sınırlı çıktılı dizge
36464limited auditsınırlı denetim
36465limit ordersınırlı emir
36466limited function wholesalersınırlı fonksiyonlu toptancı
36467bounded input bounded output systemsınırlı girdili sınırlı çıktılı sistem
36468limited investigationsınırlı incelem
36469hotheadsinirli kimse
36470standby letters of creditsınırlı süreli teminat akredifi
36471crotchetiness, irritabilitysinirlilik
36472You are nervous.Sinirlisin.
36473peripheralsınırsal
36474neuralsinirsel
36475unlimited (UNL)sınırsız
36476Area integral with no limitsSınırsız alan integrali
36477double integral with no limitssınırsız iki katlı integral
36478unlimited mileagesınırsız milaj
36479schnitzelşinitzel
36480to cowersinmek

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir