Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
36631grilled lamb on skewersşiş kebabı
36632shishkabobşiş kebap
36633meatballs on skewersşiş köfte
36634bottleşişe
36635bottle openerşişe açacağı
36636bottled beerşişe bira
36637bottle sizeşişe boyutu
36638bottled waterşişe su
36639air jacketşişebilen can yeleği
36640bottlesizeşişeboyutu
36641bottlefulşişenin miktarı
36642aureateşişirilmiş
36643exaggerationşişirme
36644to dilate, to inflate, to puff, to bloat, to tumefyşişirmek
36645puny, skinny, weedysıska
36646bulging, swollen, baggy, turgid, bulgyşişkin
36647chubby, obeseşişko
36648to befogsisle kaplamak
36649to stabşişlemek
36650hazy, foggy, brumoussisli
36651fat, corpulentşişman
36652fat womenşişman kadınlar
36653Fat Tuesdayşişman Salı
36654to blimpşişmanlamak
36655corpulence, adiposisşişmanlık
36656swellşişme
36657to act high and mighty, to feel sheepish, to be embarrassedşişmek
36658seismicsismik
36659turgid, carbuncularşişmiş
36660seismometersismometre

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir