Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
36841to set the tablesofrayı kurmak
36842onion, onion, bulbsoğan
36843shallotsoğan, arpacık
36844onion soupsoğan çorbası
36845onion ringssoğan halkaları
36846onionskinsoğan kabuğu
36847red spanish onionsoğan, kırmızı
36848onionsoğan, kuru
36849green onion, spring onionsoğan, taze
36850green onion, spring onionsoğan, yeşil
36851onionskinsoğan zarı
36852cold, chilly, bleak, clammysoğuk
36853chillsoğuk algınlığı
36854cold medicinesoğuk algınlığı ilacı
36855cold-junction compensationsoğuk bağlantı dengelemesi
36856cold startsoğuk başlatma
36857distantlysoğuk bir tavırla
36858cold cold banquetsoğuk büfe
36859cold soupsoğuk çorba
36860cold meatsoğuk et
36861cold airsoğuk hava
36862cold roomsoğuk hava deposu
36863cold drinksoğuk içecek
36864cold beveragessoğuk içecekler
36865cold starterssoğuk meze
36866cold roomsoğuk oda
36867cold pressedsoğuk preslenmiş
36868cold pressedsoğuk sıkılmış
36869cold watersoğuk su
36870parkysoğukça

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir