Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
37111expiredsona ermış
37112Go To LastSona Git
37113fall, autumnsonbahar
37114fall newslettersonbahar bülteni
37115autumn sicknesssonbahar hastalığı
37116autumn turnoversonbahar karışımı
37117fall sidebarsonbahar kenar çubuğu
37118fall mastheadsonbahar künyesi
37119fall pull quotesonbahar tanıtım kutusu
37120fall web sitesonbahar web sitesi
37121autumn frysonbahar yavrusu
37122canulasonda
37123bore holesondaj deliği
37124Back to frontSondan başa doğru
37125penultimatesondan ikinci
37126epiloguesondeyiş
37127deflate inflatesöndür şişir
37128damping, blow-outsöndürme
37129damping torquesöndürme burusu
37130to snuff, to slake, to put out, to blow outsöndürmek
37131damper windingsöndürücü sargı
37132endifsoneğer
37133suffixsonek
37134Terminator, finishersonlandırıcı
37135finishingsonlandırılıyor
37136terminationsonlandırma
37137end keysonlandırma tuşu
37138to terminatesonlandırmak
37139discontinuedsonlanmış
37140finite impulse response (fir)sonlu dürtü yanıtı

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir