Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
39061confirm movetaşımayı onaylayın
39062HandednessTaşınabilirlik
39063can't be movedtaşınamıyor
39064convection currenttaşınım akımı
39065portable computertaşınır bilgisayar
39066portabilitytaşınırlık
39067to movetaşınmak
39068c.k.d.taşınmak için tümüyle sökülüp kurulabilir
39069data that will not be movedtaşınmayacak olan veri
39070realestatetaşınmaz mal
39071vehicletaşıt
39072bus mousetaşıta bağlanan fare
39073vehiclestaşıtlar
39074conveyingtaşıyan
39075carrier, bearertaşıyıcı
39076carrier systemtaşıyıcı dizge
39077carrier powertaşıyıcı gücü
39078carrier noise ratio, carrier to noise ratio (c/n)taşıyıcı gürültü oranı
39079bearer servicestaşıyıcı hizmetler
39080carrier channeltaşıyıcı kanalı
39081carrier losttaşıyıcı kayboldu
39082carrier identification platetaşıyıcı kimlik mührü
39083carrierlesstaşıyıcısız
39084double sideband suppress carrier modulationtaşıyıcısız çift yanbant kiplenimi
39085carrier sense multiple accesstaşıyıcıyı dinleyen çoklu erişim
39086floodtaşkın
39087furor, furoretaşkınlık
39088breakstonetaşkıran familyasına ait bazı bitkiler
39089lithospheretaşküre
39090to delineatetaslağını çizmek

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir