Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
39301to compromise, to endangertehlikeye atmak
39302to imperiltehlikeye düşürmek
39303to jeopardizetehlikeye koymak
39304single, unique, odd, exclusive, solitary, lonetek
39305as single fieldtek alan biçiminde
39306as single fieldtek alan olarak
39307In odd footerTek altbilgide
39308Gun Single ShotTek Atım Silah
39309unicorntek boynuzlu at
39310monolingualtek dilli
39311uniform delivered pricingtek düzen teslim fiyatı
39312monogamoustek eşli
39313single entry visatek girişlik vize
39314day returntek günlük paso
39315camelus dromedariustek hörgüçlü sıcak çöl devesi
39316monoplanetek kanatlı
39317bungalowtek katlı tahta ev
39318carreltek kişilik çalışma yeri (kütüphanede)
39319single room, SNGtek kişilik oda
39320single occupancy ratetek kişilik tarife
39321twin bed, single bedtek kişilik yatak
39322single bedroomtek kişilik yatak odası
39323single chairtek koltuklu teleferik
39324unipolartek kutuplu
39325one piecetek parça
39326compact computertek parça bilgisayar
39327single markettek pazar
39328monorailtek raylı
39329to bogeytek seferde vurmak
39330nonexclusivetek şeye ait olmayan

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir