Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
40951fluff, feathertüy
40952to moulttüy dökmek
40953quilltüy kalem
40954to fledgetüylenmek
40955eerie, shiverytüyler ürpertici
40956to fledgetüyleri çıkmak
40957to deplumetüylerini yolmak
40958hairy, hairedtüylü
40959battledoretüylü mantarlar ve raketle oynanan bir oyun
40960boatüylü ve yünlü uzun atkı
40961to scramtüymek
40962tipstertüyocu
40963nectarinetüysüz şeftali
40964salttuz
40965salt fronttuz cephesi
40966salt wedgetuz dili
40967salt laketuz gölü
40968salt wedgetuz kaması
40969salt secreting cellstuz salgılayan hücreler
40970salt absorbing cellstuz soğuran hücreler
40971to enmeshtuzağa düşürmek
40972trap, lure, snare, decoy, pitfailtuzak
40973to bushwhacktuzak kurmak
40974Generate trapTuzak üret
40975entitytüzel kişi
40976legal entitytüzel kişilik
40977saltingtuzlama
40978salty, brinytuzlu
40979salt marshtuzlu bataklık
40980salt flattuzlu çanak

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir