Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
41221to incur, to haunt, to come overuğramak
41222port of calluğranılacak liman
41223to striveruğraşmak
41224to bombinateuğuldamak
41225birluğultu
41226bombilationuğultulu bir ses
41227fortune, good luckuğur
41228ladybug, ladybirduğur böceği
41229auspiciousuğurlu
41230ominous, sinister, fateful, accursed, balefuluğursuz
41231to jinxuğursuzluk getirmek
41232UHF direction finding (UDF)UHF yön bulucu
41233snobby, pedanticukala
41234priggeryukalalık
41235renatiousukarlı
41236UkraineUkrayna
41237UkrainianUkraynaca
41238counül
41239categoryulam
41240bubulan
41241approachableulaşılabilir
41242access, transportulaşım
41243to reachulaşmak
41244deliveredulaştırıldı
41245delivery bitulaştırma biti
41246fractionüleşke
41247country, domain, realm, clime, counrtyülke
41248country nameülke adı
41249country settingsülke ayarları
41250country/regionülke/bölge

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir