Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
41461diagnol upüst köşegen
41462collapse parentüst öğeyi daralt
41463Align Top RightÜst Sağa Hizala
41464Before top pageÜst sayfadan önce
41465Align Top LeftÜst Sola Hizala
41466Grave AccentÜst Tırnak
41467high endüst uç
41468overlapüst üste binmek
41469flyoverüst üste iki yol taşıyan köprü
41470superstructureüst yapı
41471competent, adroitusta
41472card shark, card sharpusta iskambil oyuncusu
41473balanced modeusta-yamak kipi
41474foremanustabaşı
41475skillfullyustaca
41476knack, dexterityustalık
41477ably, skillfullyustalıkla
41478cardsharpustalıkla hile yapan kimse
41479HeadersÜstbigiler
41480headerüstbilgi
41481Header AreaÜstbilgi Alanı
41482Header/FooterÜstbilgi/Altbilgi
41483Header/footer paneÜstbilgi/Altbilgi penceresi
41484Header DocumentÜstbilgi Belgesi
41485Header EvenÜstbilgi Çift
41486Header StatusÜstbilgi Durumu
41487Header EnabledÜstbilgi Etkinleştirildi
41488Header CellÜstbilgi hücresi
41489Header FirstÜstbilgi ılk
41490Header Record DelimitersÜstbilgi Kaydı Sınırlayıcıları

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir