Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
43111perjuryyalanyere yemin eden
43112gildedyaldızlı
43113plainyalın
43114barefoot, barefootedyalınayak
43115insulatingyalıtım
43116isolationyalıtma
43117to isolateyalıtmak
43118onlyyalnız
43119androgenesisyalnız babaya ait kromozomları taşıyan yumurtanın gelişmesi
43120diskette-only systemyalnız disketli sistem
43121directory onlyyalnız dizin
43122orphan controlyalnız ilk satır
43123From onlyYalnız Kimden
43124widow lineyalnız satır
43125widow controlyalnız son satır
43126bachelor girlyalnız yaşayan kız
43127Adults-onlyYalnız yetişkinler
43128exclusively, solelyyalnızca
43129Address onlyYalnızca adres
43130As outline onlyYalnızca anahat olarak
43131Heading onlyYalnızca başlık
43132documents onlyyalnızca belgeler
43133Formatting OnlyYalnızca Biçimlendirme
43134bitmap onlyyalnızca bit eşlem
43135bootp onlyyalnızca bootp
43136Animations onlyYalnızca canlandırmalar
43137ea onlyyalnızca da
43138delta crl onlyyalnızca delta crl
43139dhcp onlyyalnızca dhcp
43140diskette-only systemyalnızca disketli sistem

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir