Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
43441to cohereyapışmak
43442From PasteYapıştır'dan
43443cohesiveyapıştırıcı
43444adhesive bandageyapıştırıcı bandaj
43445adhesive tapeyapıştırıcı bant
43446can't pasteyapıştırılamıyor
43447adhereyapıştırmak
43448you are doingyapıyorsun
43449executeyapma
43450contrived, bogus, campyyapmacık
43451affectednessyapmacıklık
43452to do, to make, to perform, to achieve, to render, to fulfill, to brew, to make it, to bring outyapmak
43453doesn'tyapmıyor
43454leave, folio, cut sheet, cut form, leafyaprak
43455cut sheet feederyaprak besleyici
43456petioleyaprak sapı
43457meat and rice wrapped in vine leavesyaprak sarması
43458sanctionyaptırım
43459cliffyar
43460wound, bruiseyara
43461adhesive plasteryara bandı
43462scar, cicatrixyara izi
43463scarredyara izli
43464scabyara kabuğu
43465cicatriceyara üzerinde oluşan zar
43466natureyaradılış
43467dickyarak
43468to gashyaralamak
43469wounding gearyaralayıcı araç
43470naughty, mischievous, mischief, puckishyaramaz

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir