Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
43711to hack, to crack, to rip, to cleave, to hew, to lance, to clove, to riveyarmak
43712AgeYaş
43713wet weightyaş ağırlık
43714ageism, agismyaş ayrımcılığı
43715A/SYaş/Cinsiyet
43716ASLyaş, cinsiyet, ülke
43717wet depositionyaş çökelme
43718wet/dry filteryaş/kuru filtre
43719to mournyas tutmak
43720Age or number of messagesYaş veya ileti sayısı
43721Age or total sizeYaş veya toplam boyut
43722to bootlegyasa dışı alkol veya uyuşturucu satmak veya dağıtmak
43723according to the lawyasa gereğince
43724weight-at-ageyaşa göre ağırlık
43725size-at-ageyaşa göre büyüklük
43726Home CityYaşadığı şehir
43727Home CountryYaşadığı Ülke
43728illicityasadışı
43729illegal accessyasadışı erişim
43730bootlegyasadışı imbikten çekilen whiskey
43731juntoyasadışı siyasi grup
43732banyasak
43733forbidden bandyasak bant
43734prohibited areayasak bölge
43735illegal characteryasak damga
43736prohibityasak etme
43737forbidden transitionyasak geçiş
43738illegal operation, forbidden operationyasak işlem
43739illegal instructionyasak komut
43740prohibitionistyasakçı

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir