Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
44581ground station, earth stationyer istasyonu
44582magnetic bearing from the station (QDR)yer istasyonundan geri dönüşte istikamet
44583Earth's crustyer kabuğu
44584ground controlled approach (GCA)yer kontrollü yaklaşma
44585truffleyer mantarı
44586ground radaryer radarı
44587localizer (LOC)yer saptayici
44588above ground level (agl)yer seviyesinden yükseklik
44589alotmentyer tutma işlemi
44590place holderyer tutucu
44591earth satelliteyer uydusu
44592Floor and WallsYer ve Duvarlar
44593burial vaultyeraltı mezarı
44594Asdicyeraltı suyu aramak için kullanılan araç
44595edit placeholder objectyerbelirleyici nesnesi düzenle
44596gravityyerçekimi
44597centre of gravity (CG)yerçekimi ağırlık merkezi
44598Gravity WellYerçekimi Kuyusu
44599aircraft on ground (AOG)yerde yatan uçak
44600to relocateyerdeğiştirmek
44601to counterchangeyerdeğiştirmeye sebep olmak
44602ground power unit (GPU)yerdeki güç ünitesi
44603surface to air missile (SAM)yerden havaya füze
44604ground air guided missileyerden havaya güdümlü füze
44605ground clutteryerden parazit yankılar
44606ceiling height above ground below 20000 feet.Yerden yükseklik 20000 feet kadarki katman (6000 metre)
44607geostationary satelliteyerdurağan uydu
44608controlled flight into terrain (CFIT)yere doğru kontrollü uçuş
44609geosynchronous orbityere eşzamanlı yörünge
44610to grovelyere kapanmak

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir