Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
44611to clotheslineyere sermek
44612ground proximity warning system (GPWS)yere yaklaşım uyarı sistemi
44613local, native, vernacularyerel
44614vernacular nameyerel ad
44615Local Area Networkyerel ağ
44616choose localesyerel ayarları seç
44617local bankyerel banka
44618spatial heterogeneityyerel benzemezlik
44619Index LocaleYerel Dizin
44620domain localyerel etki alanı
44621local government, communeyerel idare
44622local guideyerel rehber
44623local timeyerel saat
44624builtin localyerel yerleşik
44625local governmentyerel yönetim
44626local administrationsyerel yönetimler
44627jerusalem artichokeyerelması
44628in, AtYeri
44629species indeterminateyeri belirsiz tür
44630floating currency symbolyeri değişir para birimi simgesi
44631fixed currency symbolyeri değişmez para birimi simgesi
44632bookmarkstoggleyerımideğiştirme
44633aptyerinde
44634restlessnessyerinde duramama
44635restless, fidgety, antsyyerinde duramayan
44636chart in placeyerinde grafik
44637don't moveyerinde kal
44638field installableyerinde kurulabilir
44639field installableyerinde kurulur
44640to displaceyerinden çıkarmak

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir