Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
44671settlement successyerleşme başarısı
44672to settleyerleşmek
44673arrangeYerleştir
44674build this objectyerleştirilecek nesne
44675arrangeyerleştirme
44676lodgeyerleştirme barı
44677arrangeYerleştirme Biçimi
44678docking stationyerleştirme ıstasyonu
44679build optionsyerleştirme seçenekleri
44680After Build StepYerleştirmeden Sonra
44681to fix, to establish, to embed, to imbedyerleştirmek
44682local, native, domestic, natively, indigenousyerli
44683overlay programyerpaylaşan program
44684to overlayyerpaylaşmak
44685out of placeyersiz
44686cavilyersiz itirazlarda bulunarak bahaneler üretme
44687land, earth, soil, geoyeryüzü
44688nap of earth (NOE)yeryüzü kıvramlarını takip
44689hell on earthyeryüzündeki cehennem
44690to wait longyeşermek
44691greenyeşil
44692greenbeltyeşil alan
44693green pepperyeşil biber
44694green beansyeşil fasulye
44695Green GradientYeşil Geçişi
44696grass gobyeşil kaya
44697Green PaperYeşil Kitap
44698green cabbageyeşil lahana
44699green mayonnaiseyeşil mayonez
44700green lentilsyeşil mercimek

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir