Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
45481foreign, abroad, overseasyurtdışı
45482net investment in a foreign entityyurtdışı bir kuruluştaki net yatırım
45483net investment in a foreign operationyurtdışı faaliyetlerdeki net yatırım
45484patriotyurtsever
45485displaced personyurtsuz kişi
45486compatriotyurttaş
45487civic spirityurttaşlık ruhu
45488to die, to walk, to march, to tread, to hikeyürümek
45489to come into force, to come into effectyürürlüğe girmek
45490substantively enactedyürürlüğe girmek üzere olan
45491effective date, exercise dateyürürlük tarihi
45492in effectyürürlükte olan
45493currentyürürlükteki
45494current documentyürürlükteki belge
45495current directoryyürürlükteki dizin
45496working directoryyürürlükteki dizin çalışma
45497default directoryyürürlükteki dizin varsayılan dizin
45498active fileyürürlükteki dosya
45499current libraryyürürlükteki kitaplık
45500active elementyürürlükteki öğe
45501current lineyürürlükteki satır
45502Active Pageyürürlükteki sayfa
45503current selectionyürürlükteki seçim
45504current driveyürürlükteki sürücü
45505default driveyürürlükteki sürücü varsayılan sürücü
45506abolitionyürürlükten kaldırılma
45507to annulyürürlükten kaldırmak
45508execute, execyürüt
45509execution, forecastyürütme
45510execution stateyürütme durumu

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir