Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
45541deglutitionyutma
45542to swallow, to engulf, to devour, to learn (something) thoroughlyyutmak
45543holes, docs, Hole, bay, nest, receptacle, dock, mortiseyuva
45544dock changeyuva değişikliği
45545dock idyuva kimliği
45546dockyuvala
45547to nestyuvalamak
45548docked cdyuvalanmış cd
45549docked lineyuvalanmış hat
45550bar code slot readeryuvalı çubukkod okuyucu
45551round, bulbousyuvarlak
45552round stingrayyuvarlak rina
45553circle accentyuvarlak vurgu
45554bowlyuvarlama
45555to round, half adjust, to belt downyuvarlamak
45556to wallow, birling, to welteryuvarlanmak
45557face, feature, Front, hundred, one hundred, countenanceyüz
45558face angleyüz açısı
45559face down unityüz aşağı birim
45560facialyüz ile ilgili
45561burkayüz örtüsü
45562hundred call seconds (CCS), call per centisecond (ccs)yüz saniyedeki çağrılar
45563chloasmayüz ve diğer deri bölgelerinde oluşan, sınırları belli kahverengi bölgelerle belirgin pigment artımı
45564face-up stackeryüz yukarı yığın
45565face to faceyüz yüze
45566facing pagesyüz yüze sayfalar
45567captainyüzbaşı
45568percent, percentageyüzde
45569As hundreths (30/100)Yüzde bir (30/100)
45570centesimalyüzde birlik

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir