Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
4831anticipatebekleme
4832waiting list, wait-listbekleme listesi
4833waiting roombekleme salonu
4834lay daysbekleme süresi
4835unexpired expensesbekleme süresi dolmamış giderler
4836pendingbeklemede
4837to wait, to expect, to abide, to await, to wait forbeklemek
4838demand servicebeklemesiz hizmet
4839cancel standbybeklemeyi ıptal et
4840expected valuebeklenen değer
4841estimated costbeklenen maliyet
4842estimatedcostbeklenenmaliyet
4843unexpectedbeklenmedik
4844abruptlybeklenmedik bir şekilde
4845contingencybeklenmedik durum
4846contingency plan, contingency measurebeklenmedik durum planı
4847expectation, anticipationbeklenti
4848anticipativebeklenti içinde olan
4849anticipantbeklenti içinde olan kimse
4850building anticipationbeklentiyi oluştur
4851We can wait.Bekleriz.
4852HoldingBekletme
4853Hold LEDBekletme Işığı
4854to let someone waitbekletmek
4855dirty databekleyen veri
4856check pendingbekleyeni gözden geçir
4857HoldingBekliyor
4858gooseberrybektaşi üzümü
4859waist, bellybel
4860incontinencebel gevşekliği

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir