Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
5971back-endbir proje tamamlandıktan sonra da yapılması gereken veya tahakkuk edilen
5972Has a ROMBir ROM'a sahip
5973in one hourbir saat
5974congenerbir şarap veya liköre onun ayırdedici karakterini veren kimyasal bileşen
5975business districtbir şehrin ticaret merkezi
5976anyway, anywaysbir şekilde
5977set ofbir set
5978somethingbir şey
5979Not at all!Bir şey değil!
5980to blend intobir şeye karışmak
5981antibir şeye karşı olan kimse
5982cattalobir sığır türü
5983buy-outbir şirketin tüm hisselerinin satın alınması
5984choose a sitebir site seçin
5985to decantbir sıvıyı tortusu dipte kalacak şekilde. bir kaba yavaşça boşaltmak
5986cadenzabir solo kısmın sonunda sesin gösterişli bir şekilde yükselmesi
5987blancbir sos türü
5988Add a wordBir sözcük ekle
5989check a drivebir sürücü incele
5990compress a drivebir sürücü sıkıştır
5991blueberry bushbir şurup türü
5992set ofbir takım
5993contract of adhesionbir tarafı sınırlarken diğer tarafı serbest bırakan anlaşmalar
5994clack valvebir tarafından menteşeli basit bir kapakçık
5995one and onlybir tek
5996choose a themebir tema seç
5997brackets denoting a type of intervalbir tür aralık belirten köşeli ayraçlar
5998amentbir tür çiçek
5999actiniabir tür deniz bitkisi veya onunla ilintili bir hayvan
6000Althaeabir tür eski dünya bitkisi

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir