Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
6061brackishbiraz tuzlu
6062some timebiraz zaman
6063presentlybirazdan
6064to pleachbirbiri arasından geçirerek örmek
6065to divergebirbirinden ayrılmak
6066each otherbirbirine
6067to couple onbirbirine bağlamak
6068concatenationbirbirine bağlı olaylar dizisi
6069to interlacebirbirine dolanmak
6070to enlacebirbirine geçirmek
6071each otherbirbirine göre
6072to commixbirbirine karıştırmak
6073interlockedbirbirine kenetlemek
6074to entwinebirbirine kıvrılmak
6075consentaneousbirbirine uygun
6076to collocatebirbirine uygun düşmek
6077conniventbirbirine yaklaşmış
6078mutually exclusivebirbirini dışlayan
6079interchangeablebirbiriyle değiştirilebilir
6080catenabirbirlerine zincirle bağlanmış grup
6081area navigation (RNAV)Birçeşit radyo navigasyon sistemi
6082to flushbirden akmak
6083Allow MultilinkBirden çok bağlantıya izin ver
6084to break offbirden durmak
6085to plunkbirden düşmek
6086multi engine (ME)birden fazla motorlu uçak
6087to burst outbirden ortaya çıkmak
60881-to-1Bire Bir Eşleştirme
6089to enumeratebirer birer saymak
6090individualbirey

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir