Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
6541boxerboksör
6542shittyboktan
6543plenty, copious, abundant, ample, plentiful, effusive, bountiful, opulent, luxuriantbol
6544abundantlybol bol
6545aboundbol olma
6546to teembol olmak
6547best of luck!Bol şanslar!
6548to swillbol suyla yıkamak
6549deep-friedbol yağda kızartılmış
6550abundantlybolca
6551to teembolca bulunmak
6552divisorbölen
6553binary searchbölerek arama
6554area, region, zone, district, precinctbölge
6555Get ZonesBölge Al
6556area control centre (ACC)bölge control merkezi (hava sahası)
6557Add SitesBölge Ekle
6558area forecast (ARFOR)bölge meterolojik tahmini
6559cross-domainbölgeler arası
6560Committee of the RegionsBölgeler Komitesi
6561regional pressure settings (RPS)bölgesel altimetre basınç ayarlamaları
6562change regional settingsbölgesel ayarları değiştir
6563benzocainebölgesel etkiye sahip bir uyuşturucu ilaç türü
6564regional guidebölgesel rehber
6565BoliviaBolivya
6566bolivia:bobolivya:bo
6567prosperity, cornucopia, bonanza, affluencebolluk
6568partition, bay, divide, segmentation, septumbölme
6569divide errorbölme hatası
6570In-pane searchBölme içi arama

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir