Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
7891biospherecanlıküre
7892to wiltcanlılığını yitirmek
7893brio, dynamism, elan, aliveness, animatenesscanlılık
7894canon av devicecanon av aygıtı
7895canon dv devicecanon dv aygıtı
7896bloodless, debile, spiritlesscansız
7897autogenesiscansız maddenin kendiliğinden hayatiyet kazanması
7898abiogenesiscansızdan canlı oluşumu
7899bag, sackçanta
7900cinchçantada keklik
7901Bagsçantalar
7902diameter, calibercap
7903anchor, spudçapa
7904anchor ringçapa halkası
7905anchor ballçapa topu
7906eye gumçapak
7907to burçapaklarını ayırmak
7908blearçapaklı
7909to hoeçapalamak
7910bugçapar
7911debugçapar ayıklama
7912debuggerçapar ayıklama programı
7913debuggerçapar programı
7914bureçaparı
7915common application programmers interface (capi)capi
7916rascalçapkın
7917scampçapkın kimse
7918obscureçapraşık
7919cross, traverse, crisscrossçapraz
7920cross fireçapraz akım

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir