Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
8851outputçıktı
8852Output ModeÇıktı Kipi
8853output queueçıktı kuyruğu
8854Add to OutputÇıktıya Ekle
8855speckleçil
8856polishcila
8857polishingcilalama
8858to polish, to varnish, to burnishcilalamak
8859polishedcilalanmış
8860polished, alligatoredcilalı
8861persian rice platterçilav
8862poached eggs d'orsay with yoghurt and melted butterçılbır
8863grey wrasseçilçırçır balığı
8864dermiccildi
8865bleeding timecildin delinmesi halinde kanamanın kendiliğinden durması için gereken süre, kanama zamanı
8866to be nutsçıldırmak
8867suffering, skeinçile
8868baccateçileğe benzeyen
8869strawberry, strawberry, strawberryçilek
8870strawberry in light syrupçilek kompostosu
8871strwberry marmeladeçilek marmelatı
8872strawberry mousseçilek mus
8873strawberry jamçilek reçeli
8874strawberries with creamçilek şanti
8875strawberry ice-creamçilekli dondurma
8876strawberry milk shakeçilekli frape
8877strawberry tartçilekli pasta
8878sufferingçileli
8879mad, crazy, wacky, madcapçılgın
8880berserk, deliriousçılgına dönmüş

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir