Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
9361settling chamberçökeltme kabı
9362sedimentation tankçökeltme tankı
9363collapse, sliced steak served on a bed of finger fried patatoesçökertme
9364polygamyçokeşlilik
9365jockeycokey
9366polygonçokgen
9367edit polygonçokgen düzenle
9368multitaskingçokgörevli
9369to bentçokistemek
9370polygynyçokkarılı
9371polychaetaçokkıllılar
9372polyandryçokkocalı
9373multiplexingçoklama
9374to multiplexçoklamak
9375multiplexerçoklayıcı
9376multipleçoklu
9377confirm multiple connection deleteçoklu bağlantı silinmesini onayla
9378crosshatchçoklu çapraz çizgilerden oluşan ton farkı
9379multiple divesçoklu dalışlar
9380multiple entry visaçoklu giriş vizesi
9381multitaskingçoklu görev
9382multiprocessingçoklu işlem
9383multithreadingçoklu kullanım
9384polycultureçoklu kültür
9385multimediaçoklu ortam
9386multiprogrammingçoklu programlama
9387collapse, crash, breakdown, downfall, sedimentation, slumpçökme
9388to crump, to fall inçökmek
9389chocolate spreadçokokrem
9390multiple inheritanceçoktan türeme

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir