Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
9631to carousecümbüş yapmak
9632president, president, president of a republiccumhurbaşkanı
9633republiccumhuriyet
9634sentencecümle
9635syntaxcümle kuruluşu
9636sentence structurecümle yapısı
9637sentencescümleler
9638capitalize first letter of sentencescümlelerin ılk harflerini büyüt
9639cumulunimbus cloud (Cb)cumulunimbus bulut
9640cumulus cloud (CU)cumulus bulut
9641for, Asçünkü
9642juntacunta
9643to plopcup diye düşmek
9644gowncüppe
9645giltheadçupra
9646boldness, forwardnesscüret
9647daringcüret etme
9648audaciouscüretkar
9649slagcüruf
9650cindercüruf kor
9651rottençürük
9652rotten eggçürük yumurta
9653saprozoicçürükcül
9654saprozoic nutritionçürükçül beslenme
9655decayçürüme
9656to decompose, to rot, to corrode, to putrifyçürümek
9657black locustçürümeye karşı dayanıklı bir odun türü
9658corruptçürümüş
9659refutationçürütme
9660to rebut, to rotçürütmek

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir