Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
9751distribution directorydağıtım dizini
9752distribution channel, distibution channeldağıtım kanalı
9753distribution listdağıtım listesi
9754distribution sitesdağıtım merkezleri
9755deployment typedağıtım türü
9756distributeddağıtımlı
9757distributed data processingdağıtımlı bilgi işlem
9758distributed processingdağıtımlı işlem
9759distributed systemdağıtımlı sistem
9760distributed data basedağıtımlı veri tabanı
9761distribution, dispatchdağıtma
9762to deal, to allocate, to distribute, to disband, to dispatch, to strew, to bedaub, to relegatedağıtmak
9763to dissipatedağıtmak israf etmek
9764to dispersedağıtmak yaymak
9765to dish outdağıtmak (yemekleri)
9766branding irondağlama demiri
9767to cauterize, to cauterisedağlamak
9768mountainsdağlar
9769aeroembolismdağlara sür'atle çıkıldığı zaman kanda ve dokularda azot kabarcıklarının yer alması hali
9770headland, promontorydağlık burun
9771massifdağlık kütük
9772stigmadagma
9773by fardaha
9774HeavierDaha Ağır
9775lessdaha az
9776to a lesser extentdaha az bir ölçüde
9777fewerdaha az sayıda
9778catch lessdaha az yakala
9779to outpacedaha çabuk gitmek
9780Get More InfoDaha Çok Bilgi

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir