Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
10321decompression tablesdekompresyon tablosu
10322decorationsdekorasyonlar
10323decorativedekoratif
10324baroquenessdekoratif sanat ve mimaride kullanılan yaygın bir süsleme
10325decoratordekoratör
10326Del keydel tuşu
10327guidance, mediationdelalet
10328delegationdelegasyon
10329envoy, delegacy, deputationdelege
10330delegacydelege olarak atanma
10331delegacydelegelik
10332to burrowdelerek ilerlemek
10333Hole PuncherDelgeç
10334drill, punch, augerdelgi
10335crazy, lunatic, buggy, daft, loony, screwy, brainsickdeli
10336BSEdeli dana hastalığı
10337amokdeli gibi
10338crazilydelice
10339(bearded) darneldelice otu
10340insanely, crazilydelicesine
10341madcapdelifişek
10342Hole, slot, outlet, leak, prick, apertureDelik
10343bradawldelik açan alet
10344to broachdelik açmak
10345Hole Punch UnitDelik Zımba Birimi
10346Hole PunchDelik Zımbası
10347young mandelikanlı
10348hole conductiondeliklerle iletim
10349perforated, holey, perforatedelikli
10350slotted spoondelikli kaşık

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir