Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
10621sea mousedeniz köstebeği
10622lagoondeniz kulağı
10623sea liliesdeniz laleleri
10624seafooddeniz mahsülleri
10625sea viewdeniz manzaralı
10626sea lettucedeniz marulu
10627AquaDeniz mavisi
10628sea breezedeniz meltemi
10629nautical mile, sea mile, admiralty mile, nautical miles (nM)deniz mili
10630top-shelldeniz minaresi
10631sea cockdeniz musluğu
10632thalassoplanktondeniz planktonu
10633snakelocksdeniz şakayıkı
10634sea level, sea level (sl)deniz seviyesi
10635above mean sea level (amsl)deniz seviyesinden yükseklik
10636cruisedeniz seyahati
10637sea walldeniz suru
10638sea waterdeniz suyu
10639sea floordeniz tabanı
10640scollopdeniz tarağı
10641sea lamprey, sea lampreydeniz taş-emeni
10642sea sicknessdeniz tutması
10643seasickdeniz tutmuş
10644sea saltdeniz tuzu
10645sea fooddeniz ürünleri
10646sea food saladdeniz ürünleri salatası
10647aquamarinedeniz yeşili
10648starfish, sea stars, asteroideadeniz yıldızları
10649sea traveldeniz yolculuğu
10650seawaydeniz yolu

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir