Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
10741flounderderepisisi
10742journal, magazinedergi
10743at once, presently, forthwith, prontoderhal
10744to buzz offderhal ayrılmak
10745skin, leather, dermderi
10746leather jacketderi ceket
10747tanningdericilik
10748skin brooderderide kuluçkalayıcı
10749profound, abstrusederin
10750abstrusityderin anlaşmazlık
10751deep freezer, deep-freezederin dondurucu
10752to porederin düşünmek
10753hushderin sessizlik
10754rotundderinden
10755anaplastyderini şekillenmesi ile alakalı ameliyat
10756to delve intoderinlemesine aramak
10757to probederinlemesine araştırmak
10758depth, dept, profundityderinlik
10759extrude anglederinlik açısı
10760depth gaugederinlik göstergesi
10761depth ratioderinlik oranı
10762blue jack mackerelderinsu istavriti
10763scale-rayed wrassederinsu lapini
10764royal flagfin, aulopus filamentosusderinsu zurna balığı
10765concentratedderişik
10766concentrationderişim
10767to skinderisini sıyırmak
10768to skin, to sloughderisini soymak
10769to skinderisini yüzmek
10770integumentaryderiye ait

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir