Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
11821cutting boarddoğrama tahtası
11822carpenterdoğramacı
11823to slice, to chop updoğramak
11824correct, accurate, proper, prompt, punctual, toward, true, true (T)doğru
11825direct currentdoğru akım
11826direct current (dc) couplingdoğru akım bağlaşımı
11827direct current (dc) componentdoğru akım bileşeni
11828direct currentdoğru akım (DC)
11829direct current level instabillitydoğru akım düzeyinin kararsızlığı
11830direct current transmissiondoğru akım iletimi
11831direct current (dc) biasingdoğru akım önbeslemesi
11832correctlydoğru biçimde
11833correct recorddoğru kayıt
11834accuratelydoğru olarak
11835Incorrect dataDoğru olmayan veri
11836veridicaldoğru sözlü
11837postulatedoğru varsayılan
11838to straydoğru yoldan ayrılmak
11839to swervedoğru yoldan sapmak
11840direct, direct (DCT)doğrudan
11841direct addressdoğrudan adres
11842direct addressingdoğrudan adresleme
11843direct calldoğrudan arama
11844direct connectiondoğrudan bağlantı
11845direct connections (lans)doğrudan bağlantılar (lan)
11846direct memory access (dma)doğrudan belleğe erişim
11847direct memory access (dma), direct memory access (DMA)doğrudan bellek erişimi
11848direct memory access controllerdoğrudan bellek erişimi denetçisi
11849directly powered repeater, directly powered repeater stationdoğrudan beslemeli yineleyici
11850direct formattingdoğrudan biçimlendirme

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir