Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
11941birthdate, birth datedoğum tarihi
11942birth place, place of birthdoğum yeri
11943antepartumdoğumdan önce
11944agalactiadoğumdan sonra sütsüzlük
11945delivery roomdoğumhane
11946birthdatedoğumtarihi
11947birthplacedoğumyeri
11948basis setdoğuran küme
11949fecunddoğurgan
11950to breed, to give birthdoğurmak
11951viviparousdoğurucu
11952birth, risingdoğuş
11953emerging technologydoğuş sürecindeki teknoloji
11954native, inherent, innate, inbred, inborndoğuştan
11955albinodoğuştan beyaz saçlı
11956Ameliadoğuştan bir kol yada bacağın olmaması
11957birthrightdoğuştan gelen hak
11958connatedoğuştan olan
11959borndoğuştan yetenekli olan
11960inductiondoğuşturu
11961induction fielddoğuşturu alanı
11962inductordoğuşturucu
11963induction instrumentdoğuşturulu alet
11964induction meterdoğuşturumölçer
11965Oriental, eastern, orientdoğuya ait
11966eastwarddoğuya doğru
11967orientingdoğuya yöneltme
11968dockdok
11969dock cddok cd
11970dock auxdok eklentisi

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir