Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
13381If...ThenEğer...ıse
13382If...Then...Else...Eğer-ıse-Değilse...
13383blackbodyeğer mevcut bulunsaydı, üzerine gelen bütün radyasyonu yutup hiç birini yansıtmayacağı kabul edilen nazari bir cisim
13384slanteğik
13385inclined tube manometereğik borulu basıölçer
13386Beveled edgeEğik kesimli kenar
13387trend, disposition, tendency, aptitude, inclinationeğilim
13388Add TrendlineEğilim Çizgisi Ekle
13389Format TrendlineEğilim Çizgisini Biçimle
13390turnaroundeğilimin dönüşü
13391prone toeğilimli
13392to prone toeğilimli olmak
13393inflectioneğilme
13394to droop, to bend over, to cant overeğilmek
13395rigid, inflexibleeğilmez
13396slope, Incline, inclination, declinationeğim
13397inclinationeğim açısı
13398BeveledEğimli
13399cultivatedeğitilmiş
13400Training, educationeğitim
13401educational networkseğitim amaçlı bilgisayar ağları
13402field trip, familiarisation tripeğitim gezisi
13403educational resources information center (eric)eğitim kaynakları bilgi merkezi
13404educational systemeğitim sistemi
13405educational technologyeğitim teknolojisi
13406educational broadcasteğitim yayını
13407courseware, educational softwareeğitim yazılımı
13408pedagogyeğitimbilim
13409educationeğitimi
13410to instruct, to educate, to break ineğitmek

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir