Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
14491bondageesaret
14492scarfeşarp
14493main, ultimate, constitutive, basal, pedestalesas
14494to basifyesas ve daha az asitli hale getirmek
14495basically, substantiallyesasen
14496essentiallyesasında
14497essentialesaslı
14498bottom- up testesastan başlayarak sonuca gidilen test
14499esc/pageesc/sayfa
14500Esc keyEsc tuşu
14501escape (ascii character) (esc)escape karakteri
14502escape keyescape tuşu
14503cofactoreşçarpan
14504escd supportescd desteği
14505gayeşcinsel
14506to come out of the closeteşcinsel olduğunu açıkça başkalarına duyurmak
14507escp2e driverescp2e sürücü
14508equivalenteşdeğer
14509equivalent bit rateeşdeğer bit hızı
14510equivalent networkeşdeğer devre
14511equivalent noise inputeşdeğer gürültü girdisi
14512yield isopleth diagrameşdeğer hasst çizelgesi
14513equivalent binary contenteşdeğer ikili bilgi
14514equivalent matriceseşdeğer matrisler
14515yield isopleth diagrameşdeğer ürün çizelgesi
14516yield isopletheşdeğer ürün (hasat)
14517equivalenceeşdeğerlik
14518equivalence statementeşdeğerlik deyimi
14519equivalence relationeşdeğerlik ilişkisi
14520equivalence classeşdeğerlik sınıfı

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir