Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
17461Hidden Slides, Hidden SlideGizli Slayt
17462Hidden SlidesGizli Slayt Sayısı
17463Hidden SlidesGizli Slaytlar
17464Hidden columnsGizli sütunlar
17465sibling speciesgizli türler
17466BCC: (Type)Gizli: (Türü)
17467secretlygizlice
17468cabalgizlice çalışan küçük bir grup entrikacı
17469to skulkgizlice dolaşmak
17470infiltrategizlice girmek
17471to sneak upgizlice yanaşmak
17472stealthygizlice yapılan
17473compromising emanationsgizliliği bozan elektromanyetik yayılım
17474privacy, secrecy, latency, stealthgizlilik
17475GUI SetupGKA kurulum
17476GUI Word ProcessingGKA'lı Sözcük ışlemci
17477glyphglif
17478dextroseglikoz
17479globalizationgloballeşme
17480glutenglüten
17481GMT Standard TimeGMT Standart Saati
17482GMT Daylight TimeGMT Yaz Saati
17483GNGuineaGNGine
17484hub, belly, core, tummy, abdomen, navel, bay window, bellybutton, omphalosgöbek
17485belly button, umbilicusgöbek deliği
17486iceberg lettuce, head lettucegöbek salata
17487hub and spokegöbek ve ispit
17488to belly outgöbeklemek
17489bellyinggöbekleyen
17490bellied, barrigóngöbekli

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir