Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
17641magnificent, majestic, stately, splendid, splendour, grandiosegörkemli
17642sightgörme
17643to see, to perceive, to beholdgörmek
17644to wakengörmesini sağlamak
17645sophisticategörmüş geçirmiş
17646visualgörsel
17647visual surveygörsel inceleme
17648audiovisualgörsel-işitsel
17649visual reporting point (VRP)Görsel rapor noktası
17650visual display unitgörsel teşhir birimi
17651audiographicgörsel-yazısal
17652visual proofsgörsl kanıtlar
17653visiblegörülebilir
17654unusualgörülmedik
17655to be seengörülmek
17656unseeablegörülmeyen
17657sister-in-law of the wife, husband's sistergörümce
17658display, display namegörünen ad
17659apparentlygörünen o ki
17660apparent horizongörünen ufuk
17661appearinggörünme
17662Appear EffectGörünme Efekti
17663apparitionalgörünme ile ilgili
17664to appear, to haunt, to come out, to seemgörünmek
17665invisiblegörünmeyen
17666blind carbon copy (bcc)görünmeyen mektup kopyası
17667invisible, blind, unforeseengörünmez
17668Image, display, video, picture, appearancegörüntü
17669display namegörüntü ad
17670Image Name, imagenameGörüntü Adı

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir