Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
17911eyelidgöz kapağı
17912to wink, to nictitategöz kırpmak
17913to bear in mindgöz önünde bulundurmak
17914to unfold, to flauntgöz önüne sermek
17915eye colorgöz rengi
17916askantgöz ucuyla
17917eyestrain (display screens)göz yorgunluğu
17918to condonegöz yummak
17919eyeballgöz yuvarlağı
17920scleragözakı
17921probationgözaltı
17922pouchgözaltı torbası
17923IgnoredGözardı Edildi
17924discardablegözardı edilebilir
17925IgnoredGözardı Edilen
17926browse, browse from, browse togözat
17927browsergözatıcı
17928browse, browsinggözatma
17929browse viewgözatma görünümü
17930browse errorgözatma hatası
17931browses/secgözatma sayısı/sn
17932browsing optionsgözatma seçenekleri
17933browser mastergözatma yöneticisi
17934pupilgözbebeği
17935lookout, scoutgözcü
17936lookout mangözcü adam
17937edit watchgözcü düzenle
17938Add WatchGözcü Ekle
17939delete watchgözcü sil
17940eyeletgözcük

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir