Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
17941edit watchgözcüyü düzenle
17942favouritegözde
17943to discardgözden çıkarmak
17944disgrace, disfavorgözden düşme
17945to disfavour, to come downgözden düşmek
17946revisorgözden geçiren kimse
17947enter reviewer's namegözden geçireni girin
17948revised (ias)gözden geçirilmiş
17949revisegözden geçirme
17950to review, to revision, to skim, to overview, to bone up, to check up ongözden geçirmek
17951end reviewgözden geçirmeyi sonlandır
17952to vanishgözden kaybolmak
17953endreviewgözdengeçirmeyisonlandır
17954cellgöze
17955oculargöze ait
17956flaringgöze batan
17957outstanding, conspicuous, flaringgöze çarpan
17958to glittergöze çarpmak
17959potty, inconspicuousgöze çarpmayan
17960cell rangegöze erimi
17961cell protectiongöze koruması
17962cell frequencygöze sıklığı
17963poregözenek
17964porousgözenekli
17965cellular mobile radiogözesel gezgin radyo
17966cellular telephone technologygözesel telefon teknolojisi
17967supervision, custodygözetim
17968attended operationgözetimli işletim
17969unattendedgözetimsiz
17970unattended operationgözetimsiz işlem

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir