Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
18271to energizegüç vermek
18272enable power management supportgüç yönetimi desteğini etkinleştir
18273GujaratiGucarati Dili
18274to offend, to displeasegücendirmek
18275umbragegücenme
18276to resentgücenmek
18277boostergüçlendirici
18278booster unitgüçlendirici ünitesi
18279hardened aircraft shelter (HAS)güçlendirilmiş uçak koruganı
18280to strengthen, to invigorate, to build up, to beef upgüçlendirmek
18281firm, powerful, virile, buirdlygüçlü
18282firm touchgüçlü dokunuş
18283to be stronggüçlü olmak
18284to hasslegüçlük çikarmak
18285powerfulness, brawninessgüçlülük
18286debilegüçsüz
18287to incapacitategüçsüz duruma getirmek
18288weaklygüçsüzce
18289to weakengüçsüzleştirmek
18290debilitygüçsüzlük
18291to wiltgüçten düşmek
18292to debilitategüçten düşürmek
18293virtualgücül
18294motivation, spurgüdü
18295stubbygüdük
18296cyberneticsgüdümbilim
18297forced oscillationgüdümlü salınım
18298guided aircraft missile, guided aircraft missilegüdümlü uçak füzesi
18299dirigiblegüdümlü yönetilebilir
18300GuernseyGuernsay

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir