Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
18331rosewatergülsuyu
18332my love, my dear, my rosegülüm
18333smilegülümseme
18334to smilegülümsemek
18335ridiculous, comical, ludicrous, humorous, burlesquegülünç
18336howlergülünç hata
18337parodygülünçleme
18338smilegülüş
18339thud, whang, flumpgüm
18340to boomgümbürdemek
18341rumblegümbürtü
18342to plonk, to fail a classgümlemek
18343custom, customsgümrük
18344custums deklarationGümrük beyannamesi
18345custom declaration-tax refund officegümrük deklare-vergi iade ofisi
18346customshousegümrük idaresi
18347customs dutygümrük resmi
18348dutygümrük vergisi
18349duty-freegümrüksüz
18350clearedgümrükten çekilmiş
18351silver, silver, argentum, sand smeltgümüş
18352smelt, silversidegümüş balığı
18353silverwaregümüş çatal-bıçak takımı
18354chenfishgümüş renkli küçük marina balığı
18355silver servicegümüş servis
18356silversidesgümüşbalığıgiller
18357capitalize names of daysgün adlarını büyük harfe çevir
18358ornate wrassegün balığı
18359sunset to sunrise (HN)gün batımından gün doğumuna
18360during the daygün boyunca

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir