Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
18601viewergoruntuleyici
18602visiblegörünür
18603H barH çubuk
18604wordhaber
18605news bulletinhaber bülteni
18606edit news rulehaber kuralını düzenle
18607newsroomhaber odası
18608news readerhaber okuyucu
18609news programhaber programı
18610to inform, to announce, to advertise, to apprise, to betide, to give noticehaber vermek
18611messenger, herald, courierhaberci
18612to informhaberdar etmek
18613to cognize, to cognisehaberdar olmak
18614newshaberler
18615communications porthaberleşme bağlantı noktası
18616communications setuphaberleşme bağlantısı kurulumu
18617communication transport failurehaberleşme taşıma hatası
18618to communicatehaberleşmek
18619Ethiopia, AbyssiniaHabeşistan
18620malicioushabis
18621roodhac
18622sign of the crosshaç işareti
18623to stabhacamat
18624to cuphacamat etmek
18625to stabhacamatlamak
18626pilgrim, hajjihacı
18627hajjhacılık
18628size, bulk, volumehacim
18629cubic yardhacim birimi
18630volume-profit charthacim-kâr grafiği

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir